ÖNCE PARA, SONRASI SONRA…

-ADANA-
1943 yılında ortaya atılan bir teorinin, 2026 yılında da geçerliliğini koruyor olması, kulağa slogan gibi akseden bu başlığı çağrıştırdı: Önce para, sonrası sonra…
“A Teory of Human Motivation” olarak 1943 yılında karşımıza çıkmış olan “İnsan Motivasyonu Teorisi” isimli makalede yer alan ve galiba insan varlığının kıyametine kadar da geçerli olacak bir kuram! Maslow’un “İhtiyaçlar Hiyerarşisi”! Genel kapsamda insanın fizyolojik ihtiyaçlarının karşılanmasını ilk basamak olarak açıklayan bu kuram, bilindiği gibi, beş basamaklı bir “kendini gerçekleştirme” yolculuğunu anlatır. Bir anlamda da sorgulatır; cebindeki cüzdanın hayalleri gerçekleştirmekte ne denli öneme sahip olduğunu…
Hayaller ya da ulaşılmak istenen “kendini gerçekleştirme” hedeflerinde, para olarak adlandırılmış olan yaşam gerekliliği sağlayıcılarının rolü veya önemi göz ardı edilebilir mi? Bir başka deyişle; ay sonuna borçsuz ulaşmayı hedefleyen birinin yaşamında, yüksek meblağlı bir resim sergisine katılma hayali, hayal sınırlarını aşıp gerçekliğe erişebilir mi? Muhakkak ki insan, her şeyden önce temel yaşam gereksinimlerini karşılama içgüdüsüyle yaşamaya çalışır. Basit bir tabirle para kazanma hengâmesindeyken kişisel ihtiyaçlar da, sanat ya da seyahat etmek gibi bir diğer yaşamsal ihtiyaçları karşılamayı maalesef ki aklından dahi geçirememiş olacaktır.
“İdeal dünya ile gerçeklik arasındaki uçurum” diyerek de özetlenebilecek olan; temel ihtiyaçlar sağlanmadan bir diğer ihtiyaç basamağına erişmek pek çok insana, yaşamak ile nefes almak arasındaki uçurumu da sorgulatmış oluyor… Nefes almak, en temel gereksinimlerin karşılanması ise; yaşamak, hayalde yer kaplayacak öneme sahip değerde en yüce arzular olarak tanımlanabilir. Bu kapsamda yaşamsal ihtiyaçlar ile yaşadığını hissettirme ihtiyaçları arasındaki makas da “para” denilen nesne öncülüğünde hayatlarda yer kaplamış oluyor, cüzdanlarda kapladığı yere göre de ihtiyaç gidermede belirleyici oluyor…
Tüm bunların yanında insan, yalnızca nefes alan bir organizma olarak tanımlanamayacağı için muhakkak ki geliri ya da gelemeyenleri ne olursa olsun, yaşamında güzelliğin de peşinden koşmaya meyilli bir varlıktır. Anlam arayan, bedeninin dışında ruhunu da beslemeye çalışan, sanatla ve keşifle de doymak isteyen insan, Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’nde en çıplak haliyle sergileniyor, denilebilir. Diğer yandan halk konserleri ve halk plajları; söz konusu ücretsiz ruh doyurma örnekleri olarak sıralanabilir. Bu ücretsiz etkinlik melankolisi ise cüzdan ve hayal arasındaki ters orantıda hayata tutunabilmek için ince dal olarak nitelenebilir.
İnsanın fiziksel olarak aç kalmamak için ruhunu aç bırakmaya alışma eğiliminde, yaşamı da maddi ihtiyaçlar doğrultusunda yönlendirme alışkanlıklarının büyük payı vardır. Alışkanlıklar ise ekonomik iyileşme kişisel dünyalarda sağlanmış olsa dahi hayaller de o alışkanlıkla kısır bir döngüde sıkışmışlık yaşayabilir. Ezcümle, alışkanlıkları maddi ihtiyaç karşılama doğrultusunda şekillendirmek, zamanla maddi elverişler sağlandığında dahi ruhun açlığında doyum sağlayamayacak uçurumlara gebe olabilir. Ondandır belki de amiyane tabirle, sonradan görme diye nitelendirilenlerin, kasalarca paraya sahip olup yine de o ruh açlıklarını doyuramama hastalıkları… Kim bilir…
Maslow’un “İhtiyaçlar Hiyerarşisi”, bizlere temel gereksinimden kendini gerçekleştirme basamaklarına kadar açık bir yaşamsal gereksinim tablosu sunar. İnsansa, bir yanda temel ihtiyaçlarını karşılama yolunda çabalarken bir yandan da ruhunun doyumu için cüzdanıyla uyum yakalamaya çalışır. Ancak ertelenen yaşamlar fısıldar ki önce para, sonrası sonra…

